Türkiye Bahçesini Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ve Hollanda Kraliçesi Beatrix Açtı

Hollanda-Venlo’da düzenlenmekte olan EXPO Floriade2012 Botanik Sergisinde yer almakta olan Türkiye Bahçesinin açılışı, Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah GÜL ve eşleri ile Hollanda Kraliçesi Beatrix tarafından 19.04.2012 tarihinde gerçekleştirilmiştir.

\r\n

Sergi alanında önce Hollanda pavyonunu gezen ve yetkililerden bilgi alan Cumhurbaşkanımız, eşleri ve Kraliçe Beatrix beraberlerindeki resmi heyetle buradan yürüyerek Türk Bahçesi’nin bulunduğu yere gelmişlerdir. Geleneksel mimari tarzın modern malzemelerle kombine edilmesi ile inşa edilmiş olan ve içinde son teknolojilerle görsel tanıtım yapılabilecek özelliklere sahip yalı şeklindeki bir binanın da bulunduğu bahçenin açılışında, 2016 EXPO Botanik Fuarı’na Antalya’nın ev sahipliği yapacak olması nedeniyle CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, AK Parti Antalya Milletvekili Menderes Türel, AK Parti Antalya Milletvekili Sadık Badak, MHP Antalya Milletvekili Yusuf Ziya İrbeç, CHP Antalya Milletvekili Yıldıray SAPAN, CHP Antalya Milletvekili Arif BULUT hazır bulunmuşlardır. Antalya’dan gelen belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları yetkilileri ve gazeteciler bir sonraki EXPO’nun Antalya’da gerçekleştirilecek olmasının gurur ve heyecanı ile açılışta yerlerini almışlardır. Ekonomi Bakanlığı Müsteşarı Ahmet YAKICI, TİM Başkan vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu ve Antalya EXPO’nun organizasyonunu yürüten Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Sayın Osman Bağdatlıoğlu’nun ev sahipliği yaptığı Türk Bahçesinin açılış ve ziyareti renkli görüntülere sahne olmuştur.

\r\n\r\n

\r\n

\r\n

\r\n

\r\n

Çevre duvarları geniş ekran olarak kullanılmakta olan yalı binası içerisinde izlenen Antalya EXPO2016 tanıtım filmi büyük beğeni toplamıştır.

\r\n

Türk Bahçesinin arka bölümünde, geleneksel Pazar yeri konsepti ile hazırlanmış alanında ise Türk el sanatlarına ilişkin örnekler sergileyen hat, ebru, halı dokuma, iğne oyası, cam üfleme ustaları Cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası sanatçılarının seslendirdiği klasik Türk müziği parçaları eşliğinde ziyaretçilere hünerlerini göstermişlerdir. Kraliçe Beatrix’in Türk el sanatlarına büyük ilgi gösterdiği de gözlemlenmiştir.

\r\n

Türk Bahçesi söz konusu ziyarette, lale gibi anavatanı olan Türkiye’den gelerek Hollanda’da yetiştirilmeye başlanan sümbülün özel olarak yetiştirilmiş bir çeşidine Sayın Cumhurbaşkanımızın “can suyunu vermeleri ve sertifikasını imzalamaları ile” İstanbul adının verilmesi törenine de ev sahipliği yapmıştır. İstanbul sümbülü sergi süresince Türk Bahçesinde muhafaza edilecek, daha sonra soğanları Cumhurbaşkanlığı köşkü bahçesine dikilmek üzere gönderilecektir.

\r\n\r\n

\r\n

\r\n

\r\n

\r\n

Floriade 2012 sergisi kapsamında gerçekleştirilmiş olan Türk Bahçesi açılış törenine, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Mehdi Eker ile kamu ve özel sektörden sayın Cumhurbaşkanımızın heyetlerinde yer almakta olan bir çok yetkili de katılmışlardır.

\r\n

Sergi kapsamında, 1-2 Haziran 2012 tarihlerinde Türkiye Milli Günü kutlamaları çerçevesinde yine çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek ve bu çerçevede EXPO Antalya 2016’nın tanıtım çalışmalarına devam edilecektir.

\r\n

http://floriade2012turkey.com/?lang=tr&page=news_08

Floriade 2012 Dünya Bahçecilik Sergisi’ni Kraliçe Açtı

\r\n\r\n\r\n\r\nFloriade 2012 Dünya Bahçecilik Sergisi’nin açılışını Hollanda Kraliçesi Beatrix yaptı. Deutsche Welle Türkçe‘nin haberine göre Hollanda’nın Venlo kentindeki sergiye, Türkiye’den Çin’e, İspanya’dan Hollanda’ya kadar dünya genelinden çok sayıda ülke katılıyor. Sergide unutulmaya yüz tutmuş bitki çeşitlerini görmek ya da bahçecilik alanındaki sürdürülebilir kalkınma stratejileri hakkında bilgi sahibi olmak mümkün.\r\n\r\n\r\n\r\nBinlerce çeşit çiçek\r\n\r\nUluslararası çiçek ticaretinin yüzde 60’ı Hollanda üzerinden yapılıyor. Ancak 10 yılda bir yapılan bahçecilik sergisinde sadece çiçekler sergilenmiyor.\r\n\r\n\r\n\r\nYel değirmeninin altında\r\n\r\nSergide bahçecilik alanında 100’den fazla pavyonda çok sayıda proje ve etkinlik de Hollanda’nın simgesi haline gelen yeldeğirmeninin altında ziyaretçilerle buluşacak.\r\n\r\nTiyatro bile var\r\n\r\nAlmanya-Hollanda sınırında Venlo kentinde Floriade’nin yapılacağı alanın inşasına bundan altı yıl önce başlandı. Bu çok ilgi gören açıkhava tiyatrosu da teleferiğin ve ‘yenilikçi kule’nin hemen yanı başına inşa edildi.\r\n\r\n\r\n\r\nEğlence de işin parçası\r\n\r\nFloriade’de deneme niteliği taşıyan ilk sergiler çok olumlu yankı buldu. Organizatörler sergiyi başta komşu Almanya’dan olmak üzere toplam 2 milyon ziyaretçinin gezmesini bekliyor.\r\n\r\n\r\n\r\nCanlanan doğa\r\n\r\nFloriade’de birbirinden farklı bitki ve çiçek çeşitlerini görmek mümkün. Sergi, doğanın insanı nasıl rahatlattığını ve hayat kalitesini artırdığını gösteriyor. Ancak ziyaretçiler diğer yandan çevrenin korunması ve sürdürülebilir kalkınma konusunda da bilgi sahibi oluyor.\r\n\r\n\r\n\r\nYenilikle birleşme\r\n\r\nFloriade diğer dünya sergileri gibi serginin sona ermesinin ardından bölgesel ekonomiye bir ivme kazandırmayı amaçlıyor. Limburg, elektroteknik ve kimya sanayinin merkezi sayılabilecek bir eyalet. Floriade sergisinin gelecekte yeşil bir ticari park olması planlanıyor. Bu parktaki bürolarsa ‘yenilikçi kule’ adı verilen binada olacak.\r\n\r\n\r\n\r\nDoğadaki heykeller\r\n\r\nFloriade gelecekte yeşil bir ticari park olarak kullanılacak. Ancak parkın birçok noktasında ziyaretçiler doğanın büyüsünü de tatma fırsatı yakalayacak. Doğa mucizesi bu yeşil heykel, belki de onlardan biri olacak.\r\n\r\n\r\n\r\nKuşbakışı manzara\r\n\r\nFloriade’ye ev sahipliği yapan bu alanı kuşbakışı görmek de mümkün. Gerçi teleferik bu kadar yukarıya çıkmıyor, ancak yine de alanı biraz olsun yukarıdan görmek, bir fikir edinmek mümkün.\r\n\r\n

İstanbul baharının müjdecisi Lale Festivali büyük bir coşkuyla başladı

‘7. İstanbul Lale Festivali’nin açılışı dolayısıyla, Emirgan Korusu’nda gerçekleştirilen törende konuşan Başkan Topbaş, ”Lale tekrar evine dönüyor diye başlattığımız çalışma sonucunda bugün İstanbul’da 12 milyon lale soğanı İstanbullulara artık kendini gösterdi” dedi.\r\n\r\nİstanbul'da baharının müjdecisi Lale Festivali büyük bir coşkuyla başladı\r\n\r\nEmirgan Korusu’nda kalabalık bir vatandaş topluluğunun katılımıyla başlatılan Lale Festivali’ne Ak Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü olan Prof. Dr. Yalçın Karayağız Hollanda’nın İstanbul Başkonsolosu Onno Kervers ve çok sayıda davetli katıldı.\r\n\r\nİstanbul’u lale ile buluşturan ”7. İstanbul Lale Festivali”nin açılışı dolayısıyla, Emirgan Korusu’nda gerçekleştirilen törende konuşan Başkan Topbaş, Orta Asya’dan Semerkant ve Buhara’ya, oradan da İstanbul’a taşınan lalenin 150 yıl önce Hollanda’ya gittiğini ve Hollandalıların laleyi sadece ekonomik değer olarak kullandığını ama artık lalenin evine döndüğünü söyledi.\r\n\r\nBaşka Topbaş, lalenin artık Türk kültürünün bir parçası olduğunun altını çizerek, ”Lale tekrar evine dönüyor diye başlattığımız çalışma sonucunda bugün İstanbul’da 12 milyon lale soğanı İstanbullulara artık kendini gösterdi. 2005 yılında 600 bin lale soğanı diktiğimiz zaman o dönemde dahi bunu çok daha farklı değerlendirmesini yapan insanlarımız vardı. Ama burada bugün gururla ifade etmek istiyorum ki, lale tekrar kültürümüze girdi. Hayatımızın içinde bir parça oldu” dedi.\r\n\r\nTürkiye’de artık çiçek sektörünün ciddi anlamda kendisini hissettirir hale geldiğine dikkat çeken Başkan Topbaş, ”İstanbul bir ülke özelliği gösteriyor. Ama Türkiye’nin yapısı ve coğrafyası da bir kıta özelliği göstermekte. Türkiye’nin her yerinde her şey yetişebiliyor. Dünyanın her yerinde yetişen bitki türlerini burada görmek mümkün. Bu coğrafyanın bize sunduğu bir güzellik de her tür bitkiyi yetiştirme imkanımız var. Bu nedenle biz istiyoruz ki İstanbul’u ve Türkiye’yi bu bitkileri yetiştirme merkezi haline getirelim” diye konuştu.\r\n\r\nİstanbul'da Lale Zamanı\r\n\r\nBaşkan Topbaş Lalelerin İstanbul’da ekilmeye başlandığı ilk zamanlardaki tepkileri hatırlatarak şöyle devam etti:  ”Bu sayede ekonomiye katkı sağlandı. Zamanında çok eleştirildik. Halbuki biz İstanbul’u zaten yeşillendirmek, ağaçlandırmak ve İstanbul’u güzel hale getirme çalışmalarımızın bir parçasıydı bu.  Ama lale özeline, çiçek özeline girdiğimiz zaman bunların bize yıllık 2,5 milyon lira civarında bir maliyeti var. Bu bizim bütçemiz için çok küçük bir rakam.”\r\n\r\nLalenin güzelliğinin yanında başka alanlarda da kullanıldığını belirten Başkan Topbaş, lale yapraklarından organik gıda boyası, kumaş boyası ürettiklerini, bu yıl ki sezonda da seri üretime geçmeyi planladıklarını ifade etti.\r\n\r\nAnadolu’ya has olan ters lale türünü tekrar geliştirmek ve doğada yaşatmak adına Van Üniversitesi ile bir çalışma yaptıklarını belirten Başkan Topbaş, şu anda İstanbul’a ayrıca yetişkin olmak üzere 8-10 yaş grubunda 30 bin adet erguvan ağacı da diktiklerini dile getirdi.\r\n\r\nİstanbul’a gelen yabancılara Lalelerin güzelliğiyle çok farklı bir İstanbul yaşattığını kaydeden Başkan Topbaş, belediye olarak yerel hizmetlerde sadece alt yapı, yol yapmak değil, kentte yaşayan herkesi mutlu kılacak bir kent oluşturmak zorunda olduklarını söyledi.\r\n\r\nTürkiye – Hollanda Dostluğu\r\nHollanda’nın İstanbul Başkonsolosu Onno Kervers de, lalenin İstanbul ile Hollanda arasındaki güzel dostluğun sembolü olduğunu söyledi.  Bu sembolün bu yıl öneminin daha büyük olduğunu kaydeden Kervers, ”Bu yıl Hollanda ile İstanbul arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yılı.\r\n\r\nHollanda Türkiye İlişkilerinde 400. Yıl - İstanbul Emirgan Lale Festivali\r\n\r\n400 yıldır Hollanda ile Türkiye arasında her hangi bir savaş olmamıştır ve bu dostluk ilişkisi devam etmiştir” dedi. Kervers, 400 bine yakın Türk’ün Hollanda’da yaşadığına işaret ederek, orada yaşayan Türklerin ekonominin gelişmesine katkı sağladığını dile getirdi.\r\n\r\nSilivri köylüleri adına konuşan Necmettin Eren de Başkan Topbaş’a kendilerine böyle bir fırsat oluşturduğu için teşekkür ederek, “Yüz dönüm buğday tarlasından alacağımız verimi yaklaşık 2 dönüm lale bahçesiyle alıyoruz. Elimizde kalma derdi de yok” dedi.\r\n\r\nTörende konuşmaların ardından lale özünden elde edilen gıda boyaları ile renklendirilen ve üzerinde lale figürleri bulunan 7 katlı yaş pasta protokol katılımcıları tarafından birlikte kesilerek festival alanını dolduran vatandaşlara ikram edildi. Türkiye ve Hollanda arasındaki diplomatik ilişkilerin 400.yılı münasebetiyle pasta üzerinde  yer alan Türkiye ve Hollanda bayrağı vurgusu dikkat çekti. Vatandaşlara yine bu gıda boyalarından yapılan lokum ikram edildi. Başkan Topbaş ve beraberindekiler İSMEK ve Kadın Koordinasyon Merkezi’nin düzenlediği sergiyi gezdi. Sergi ziyaretinin ardından katılımcılar  Emirgan Korusu’nun renkten renge boyayan Laleler arasında gezerek vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.\r\n\r\nBaşkan Kadir Topbaş ve Hollanda İstanbul Başkonsolosu Onno Kervers\r\n\r\nBaşkan Topbaş, Lale Festivali öncesinde Emirgan Korusu’nda Lale figürlü Ebru çalışması yaptı. Başkan Topbaş yaptığı Lale figürlü Ebru çalışmasıyla Hollanda’nın İstanbul Başkonsolosu Onno Kervers’le kameralara poz verdi.\r\n\r\nBaşkan Topbaş, törenin ardından – daha önceleri at ahırı olarak kullanılan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek sergi salonu haline getirilen – festival kapsamında Emirgan At Ahırları Sergi Salonu’nda açılan tezhip ve minyatür eserlerden oluşan ”Hasbahçe” adlı serginin açılışını yaptı.\r\n\r\nHasbahçe Sergi Açılışı\r\n\r\nSergi açılışında Başkan Topbaş’a üzerinde eşi Özleyiş Topbaş ile çocukları ve torunlarının adının yazdığı hat çalışması bir tablo hediye edildi. Başkan Topbaş ve beraberindeki diğer katılımcılar sergiyi gezerek eser sahipleriyle bir süre sohbet etti.\r\n\r\nHasbahçe Sergi Açılışı

Venlo 2012 Floriade Bahçecilik Sergisi

\r\n
EXPO 2012 FLORIADE, 1960 yılından bu yana ortalama 10 yılda bir düzenlenen Floriade adlı Dünya Bahçecilik EXPO’sunun altıncısı olarak Hollanda’nın Venlo şehrinde düzenlenecektir. EXPO’nun teması “Living Nature” yani “Yaşayan Doğa”‘dır. 5 Nisan – 7 Ekim 2012tarihleri arasında düzenlenecektir. 40 hektarı sergi alanı olmak üzere 66 hektarlık bir alanda gerçekleşecektir ve 2 milyon civarında ziyaretçi beklenmektedir.\r\n

Dünya Sergilerine Türkiye muntazaman katılmakta olup, en son 2005 Aichi (Japonya), 2006 Chiang Mai (Tayland), 2008 Zaragoza (İspanya), 2010 Shanghai (Çin) sergilerine katılmıştır.

\r\n

2012 Venlo (Hollanda) Botanik Sergisine katılım Hükümetimiz tarafından kararlaştırılmıştır. 2008 yılında Antalya İhracatçılar Birliği’nin öncülüğünde; Antalya Valiliği ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ve tüm kamu kurum ve kuruluşların desteği ile 2016 yılında Antalya’da bir botanik sergisi düzenlenmesi için yola çıkılmıştır.

\r\n

Bu arada Eylül ayında İspanya’nın Zaragoza kentinde düzenlenen AIPH genel kurulunda Antalya’nın 2016 botanik sergisine ev sahipliği yapması kararlaştırılmış, Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE)’in Genel Kurulunda onaylanması tavsiye edilmiştir. Nitekim Kasım 2011’de Paris’te BIE Antalya 2016 yılında Expo onaylanmıştır. Bu çerçevede 2016 Antalya Botanik Sergisi‘ni tanıtmak ve ev sahipliğine hazır olduğumuzu göstermek ve teması “Çiçek ve Çocuk” olan botanik sergisinin projelendirilmesi, inşa edilmesi ve yaklaşık 10 milyon ziyaretçi beklenen sergi süresince işletim açısından 2012 Venlo botanik sergisi önemli bir deneyim, gözlem ve eğitim fırsatı olacaktır. Bunun yanında Expo 2020 için aday olan Türkiye’nin, adaylık tanıtım faaliyetlerine katkı da sağlayacaktır.

\r\n

2016 yılında Antalya’da gerçekleşecek ve 2020 yılında Türkiye’de düzenlenmesi olası Expo için büyük tecrübe sağlayacaktır. Sergiye ev sahipliği yapmamız bakımından tecrübeli personel ihtiyacı için teması “Living Nature” yani “Yaşayan Doğa” olan, 66 hektar alana kurulacak Venlo 2012 Botanik Sergisi oldukça ideal bir deneyim fırsatı yaratacaktır.

\r\n

Kaynak: http://floriade2012turkey.com/?lang=tr&page=home_more

\r\n\r\n

\r\n

Manisa Lalesi

Düğün çiçeğigillerin bir alt grubu olan Manisa lalesigillerin takriben 30 civarında türü mevcuttur.\r\n\r\nBunlardan taşlık (Leylak, Dikbaş) Manisa lalesi; Pulsatilla vulgaris diye de anılan dağ lalesi ile çimenlik (Mor, Eğik baş, büyük) Manisa lalesi; Pulsatilla pratensis ismi ile anılan bu iki tür hemen hemen aynı maksatla kullanılır. Bu iki türü birbirinden ayırmak oldukça zordur ve şu faktörlere dikkat edilirse ayırt etmek mümkün olur. Leylek Manisa lalesi leylaki renkli dik başlı, taç yaprakları döllenme tozluklarının iki katıdır. Mor Manisa lalesinin başı eğik, rengi mor, taç yaprakları ile döllenme tozlukları hemen hemen aynı büyüklükte veya 2/3 büyüklüğünde, genellikle çimenliklerde yetişir bu nedenle çimenlik Manisa lalesi diye de anılır. Ayrıca yöresel olarak kullanılan Çin dağ lalesi; Pulsatilla chinensis, Amerika dağ lalesi; Pulsatilla nattallina ve siyah dağ lalesi; Pulsatilla nigricansi sayabiliriz.\r\n\r\nBotanik: Yukarda da deyindiğim gibi leylak ve mor Manisa lalesi birbirlerine çok benzerler kullanırken ayrım yapılmaz. Boyları 20-50cm, çok yıllık, dikey olarak yükselir. Kökleri çok başlı ve başlarından demet demet çiçek sapları çıkar. Yaprakları 3-4 defa parçalanmış ince ipliğimsi kanat yapraklardan meydana gelir. Uzunca bir sap üzerinde bir tek çiçek bulunur, geriden çan şeklinde görülür ve taç yaprakları eliptik şekilde açık mor, mor veya leylak renkte ve de genellikle altı adettir. Çiçeklerin kupa yaprakları yoktur ve göbeğinde takriben 100 adet döllenme tozluğu bulunur ve bunlar genellikle altın sarısı renkte ve ortadaki leylaki veya mordur. Meyveleri yuvarlak ve üzerinde 30-40 adet 3-5cm uzunluğunda ipliğimsi uzantılar mevcuttur.\r\n\r\nYetiştirilmesi: Manisa lalesinin tohumları şubatta saksı veya seralara ekilir ve Nisanda fideleri bahçe ve tarlalara ekilir.\r\n\r\nHasat Zamanı: Manisa lalesinin kökleri hariç tamamı mart- mayıs ayla-rında toplanarak hemen işlenir, kurutulmaz, şayet kurutulursa birleşimindeki maddeler bozularak özellilerini kaybeder. Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi dü-şer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır.\r\n\r\nBirleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.\r\n\r\na) Ranunculin türevleri % 2-3 oranında olup en önemlileri; Protoanemonin ve Anemonin.\r\n\r\nb) Triterpensaponinler; β-Sitosterol, Sitgmasterol ve Hederagenin\r\n\r\nc) Ayrıca Tahnin, organik asitler, Sakkaritller ve az miktarda eter yağı içerir.\r\n\r\nTesir şekli: Teskin edici, ağrı dindirici, sinirleri kuvvetlendirici, krampları çözücü, mikropları öldürücü, adet halini düzenleyici ve artırıcı (Kadınlarda) ve hafif terleticidir.\r\n\r\nAraştırmalar: Manisa lalesi üzerine yapılan araştırmalar bundan 300 yıl önce J.J: Becher tarafından yapılmaya başlanmış ve onu 1771’de Anton von Störck ve sonraları asıl araştırmaları S. Hahnemann, Radermacher ve Madaus yapmışlardır. Bu araştırmalar günümüzdeki modern araştırmalar gibi değil homeopatik araştırmalardır. (LBH. I. 640)\r\n\r\nKendi tecrübem 26.08.00 tarihinde R.V adındaki bayanın omzundaki kaşıntı ile kabarcıklar hasıl olmuş ve hiçbir ilaç kadını iyileştirmemiş benden yardım etmemi rica etti ben ona Manisa lalesi tentürü verdim ve kadın 2 günde iyileşti.\r\n\r\nKullanılması; (Homeopatide): Manisa lalesi sadece homeopatide ve natürel ilaç yapımında kullanılmaktadır. Buna göre başta kadın hastalıkları özelliklede hormon yetersizliği ile kadınlarda adet halinin azalması, sancılı adet görme, adet kesilmesi, yumurtalıkların ağrıması ve yetersiz hormon üretmesi, doğum öncesi sancı yetersizliği, doğum sonrası rah¬min küçülmemesine karşı kullanılır. Erkeklerde Husye (Haya) ağrısı, husyenin şişmesi veya sertleşmesi ve de husye kordonundaki ağrılara, Prostat şişme ağrıması ve iltihaplanmasına karşı kullanılır. Kadınlarda hormon anormallikleri nedeni ile baş ağrısı, migren, sinirlilik ve depresyon gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Ayrıca göz ve kulak iltihaplanması ve ağrılarına karşıda kullanılır.\r\n\r\nÇay: Zehirli olması nedeni ile çayı içilmez.\r\n\r\nHastalığın belirtisi (Semptom):\r\n\r\n1) Kişi ağlamaklı, narin, sevimli, kadınsı, tipler için uydundur.\r\n\r\n2) Çekingen, utangaç, temiz havayı, dışarıyı sever.\r\n\r\n3) Romatizmalı ağrılar şayet sürekli geziniyorsa.\r\n\r\n4) Sıcağa tahammül edemez.\r\n\r\n5) Adet günleri az adet görüyorsa\r\n\r\n6) Varisleri kan dolu ise\r\n\r\n7) Uyurken terleyip, uyanıkken terlemiyorsa ve uyurken ellerini başının altına koyuyorsa\r\n\r\nHomeopatide: Taze Manisa lalesi otundan 50g ince ince doğrandıktan sonra bir şişeye konur ve üzerine yüzde 70’lik 500ml Alkol (Etanol) ilave edilir. Güneş ışınlarından uzakta 4-6 hafta beklendikten sonra süzülerek homeopatide “Pulsatilla” ismi ile anılan tentür elde edilir. Ana tentürden 1ml alınarak 99ml yüzde 70’lik alkolle (Etanolla) karıştırılarak D3 adını verdiğimiz tentür elde edilir ve ancak bu kullanılabilir. Bu tentürden günde 3-4 defa 10-15 damla 4-6 hafta süreyle alınır.\r\n\r\nYan tesirleri: Zehirli olması nedeni ile damlası alınırken dikkat edilmesi gerekir. Zehirlediğine dair belirtiler; Şayet kişi önce telaşlı hareket eder sonra felç gibi hareketsizleşirse, Bulantı, Kendinden geçme, Nefesinin felç’e uğraması, Koma ve Böbreklerin zarar görmesi gibi…\r\n\r\nKaynak: http://www.milligazete.com.tr/haber/manisa-lalesi-234764.htm