Manisa Çiçek Açtı

MANİSA Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Dairesi tarafından kentin cadde, bulvar ve parklarına dikilen 1 milyon lale soğanı çiçek açtı. Manisa sokaklarında renk cümbüşü oluştu.

Manisa Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Dairesi tarafından kentin cadde, bulvar ve parklarına dikilen 1 milyon lale soğanı çiçek açtı. Manisa sokaklarında renk cümbüşü oluştu.

\r\n\r\nManisa Büyükşehir Belediyesi tarafından kış aylarında dikilen lale soğanları baharın gelmesiyle birlikte çiçek açtı. Ulupark, Manolya Meydanı, Moris Şinasi Kavşağı gibi birçok noktada çiçek açan laleler kente rengaren bir hava kattı. Rengarenk görünümleriyle muhteşem bir görüntü oluşturdu.\r\n\r\n \r\n\r\n
Manisa Lale Soğanı Anemon

Manisa Lale Soğanı Anemon

\r\n\r\nManisa Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Dairesi Başkanı Serpil Çakır, çiçeklerin Manisa’ya ayrı bir güzellik kattığını belirterek, “1 milyon adet lale Manisa sokaklarında çok güzel bir görüntü oluşturdu. Ocak ve şubat aylarında toprakla buluşan laleler, park ve yeşil alanlarda, bulvarlarda yerini aldı. Lalenin yanı sıra sümbül, nergis, anemon gibi birçok çiçek kenti gelin gibi süsledi” dedi.\r\n\r\n
Manisa Lalesi

Manisa Lalesi

\r\n\r\nManisa merkezin yanı sıra ilçelerde de çalışma yaptıklarına dikkat çeken Daire Başkanı Çakır, 200 bin adet lalenin 17 ilçeye güzellik kattığını dile getirdi. Çakır, “Manisa merkezdeki bu muhteşem görüntüyü ilçelerimize de taşıdık. İlçelerimize 200 bin adet lale soğanı gönderdik. Ayrıca 105 bin mevsimlik çuha çiçeği de ilçelerimizde renk cümbüşü oluşturdu” diye konuştu.\r\n\r\nKasım Karagül

Manisa Lalesi

Düğün çiçeğigillerin bir alt grubu olan Manisa lalesigillerin takriben 30 civarında türü mevcuttur.\r\n\r\nBunlardan taşlık (Leylak, Dikbaş) Manisa lalesi; Pulsatilla vulgaris diye de anılan dağ lalesi ile çimenlik (Mor, Eğik baş, büyük) Manisa lalesi; Pulsatilla pratensis ismi ile anılan bu iki tür hemen hemen aynı maksatla kullanılır. Bu iki türü birbirinden ayırmak oldukça zordur ve şu faktörlere dikkat edilirse ayırt etmek mümkün olur. Leylek Manisa lalesi leylaki renkli dik başlı, taç yaprakları döllenme tozluklarının iki katıdır. Mor Manisa lalesinin başı eğik, rengi mor, taç yaprakları ile döllenme tozlukları hemen hemen aynı büyüklükte veya 2/3 büyüklüğünde, genellikle çimenliklerde yetişir bu nedenle çimenlik Manisa lalesi diye de anılır. Ayrıca yöresel olarak kullanılan Çin dağ lalesi; Pulsatilla chinensis, Amerika dağ lalesi; Pulsatilla nattallina ve siyah dağ lalesi; Pulsatilla nigricansi sayabiliriz.\r\n\r\nBotanik: Yukarda da deyindiğim gibi leylak ve mor Manisa lalesi birbirlerine çok benzerler kullanırken ayrım yapılmaz. Boyları 20-50cm, çok yıllık, dikey olarak yükselir. Kökleri çok başlı ve başlarından demet demet çiçek sapları çıkar. Yaprakları 3-4 defa parçalanmış ince ipliğimsi kanat yapraklardan meydana gelir. Uzunca bir sap üzerinde bir tek çiçek bulunur, geriden çan şeklinde görülür ve taç yaprakları eliptik şekilde açık mor, mor veya leylak renkte ve de genellikle altı adettir. Çiçeklerin kupa yaprakları yoktur ve göbeğinde takriben 100 adet döllenme tozluğu bulunur ve bunlar genellikle altın sarısı renkte ve ortadaki leylaki veya mordur. Meyveleri yuvarlak ve üzerinde 30-40 adet 3-5cm uzunluğunda ipliğimsi uzantılar mevcuttur.\r\n\r\nYetiştirilmesi: Manisa lalesinin tohumları şubatta saksı veya seralara ekilir ve Nisanda fideleri bahçe ve tarlalara ekilir.\r\n\r\nHasat Zamanı: Manisa lalesinin kökleri hariç tamamı mart- mayıs ayla-rında toplanarak hemen işlenir, kurutulmaz, şayet kurutulursa birleşimindeki maddeler bozularak özellilerini kaybeder. Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi dü-şer. Sadece bitki kökleri Güneş’te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlar’da açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır.\r\n\r\nBirleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.\r\n\r\na) Ranunculin türevleri % 2-3 oranında olup en önemlileri; Protoanemonin ve Anemonin.\r\n\r\nb) Triterpensaponinler; β-Sitosterol, Sitgmasterol ve Hederagenin\r\n\r\nc) Ayrıca Tahnin, organik asitler, Sakkaritller ve az miktarda eter yağı içerir.\r\n\r\nTesir şekli: Teskin edici, ağrı dindirici, sinirleri kuvvetlendirici, krampları çözücü, mikropları öldürücü, adet halini düzenleyici ve artırıcı (Kadınlarda) ve hafif terleticidir.\r\n\r\nAraştırmalar: Manisa lalesi üzerine yapılan araştırmalar bundan 300 yıl önce J.J: Becher tarafından yapılmaya başlanmış ve onu 1771’de Anton von Störck ve sonraları asıl araştırmaları S. Hahnemann, Radermacher ve Madaus yapmışlardır. Bu araştırmalar günümüzdeki modern araştırmalar gibi değil homeopatik araştırmalardır. (LBH. I. 640)\r\n\r\nKendi tecrübem 26.08.00 tarihinde R.V adındaki bayanın omzundaki kaşıntı ile kabarcıklar hasıl olmuş ve hiçbir ilaç kadını iyileştirmemiş benden yardım etmemi rica etti ben ona Manisa lalesi tentürü verdim ve kadın 2 günde iyileşti.\r\n\r\nKullanılması; (Homeopatide): Manisa lalesi sadece homeopatide ve natürel ilaç yapımında kullanılmaktadır. Buna göre başta kadın hastalıkları özelliklede hormon yetersizliği ile kadınlarda adet halinin azalması, sancılı adet görme, adet kesilmesi, yumurtalıkların ağrıması ve yetersiz hormon üretmesi, doğum öncesi sancı yetersizliği, doğum sonrası rah¬min küçülmemesine karşı kullanılır. Erkeklerde Husye (Haya) ağrısı, husyenin şişmesi veya sertleşmesi ve de husye kordonundaki ağrılara, Prostat şişme ağrıması ve iltihaplanmasına karşı kullanılır. Kadınlarda hormon anormallikleri nedeni ile baş ağrısı, migren, sinirlilik ve depresyon gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. Ayrıca göz ve kulak iltihaplanması ve ağrılarına karşıda kullanılır.\r\n\r\nÇay: Zehirli olması nedeni ile çayı içilmez.\r\n\r\nHastalığın belirtisi (Semptom):\r\n\r\n1) Kişi ağlamaklı, narin, sevimli, kadınsı, tipler için uydundur.\r\n\r\n2) Çekingen, utangaç, temiz havayı, dışarıyı sever.\r\n\r\n3) Romatizmalı ağrılar şayet sürekli geziniyorsa.\r\n\r\n4) Sıcağa tahammül edemez.\r\n\r\n5) Adet günleri az adet görüyorsa\r\n\r\n6) Varisleri kan dolu ise\r\n\r\n7) Uyurken terleyip, uyanıkken terlemiyorsa ve uyurken ellerini başının altına koyuyorsa\r\n\r\nHomeopatide: Taze Manisa lalesi otundan 50g ince ince doğrandıktan sonra bir şişeye konur ve üzerine yüzde 70’lik 500ml Alkol (Etanol) ilave edilir. Güneş ışınlarından uzakta 4-6 hafta beklendikten sonra süzülerek homeopatide “Pulsatilla” ismi ile anılan tentür elde edilir. Ana tentürden 1ml alınarak 99ml yüzde 70’lik alkolle (Etanolla) karıştırılarak D3 adını verdiğimiz tentür elde edilir ve ancak bu kullanılabilir. Bu tentürden günde 3-4 defa 10-15 damla 4-6 hafta süreyle alınır.\r\n\r\nYan tesirleri: Zehirli olması nedeni ile damlası alınırken dikkat edilmesi gerekir. Zehirlediğine dair belirtiler; Şayet kişi önce telaşlı hareket eder sonra felç gibi hareketsizleşirse, Bulantı, Kendinden geçme, Nefesinin felç’e uğraması, Koma ve Böbreklerin zarar görmesi gibi…\r\n\r\nKaynak: http://www.milligazete.com.tr/haber/manisa-lalesi-234764.htm

Manisa Lalesi

Manisa Lalesi

Manisa Lalesi

\r\n\r\n
Manisa-lalesi-Tulipa-orphanidea-Magnesian-Tulip

Manisa-lalesi-Tulipa-orphanidea-Magnesian-Tulip

\r\n\r\nSaruhan Bey’in, Manisa’yı Bizanslılardan almasından sonra, lale çiçeği Manisa da itibar görmeye başlamıştır. Şehzadelerin Manisa’da yaşadığı dönemlerde, Manisa saray bahçesinin tahtlarında, Sultan (Şehzade) yaylasındaki konaklarda ve Manisa Spil dağı’nda üretimide yapılmıştır. Sultan yaylasından hediye olarak İstanbul’a Manisa Lalesi de gönderilmiştir.\r\n\r\nTürkler lalelere, Nur Tanesi, İşvebaz güzel, Cevher-i hayat, Gülruhsar, Menba-i hayat, Nur-i cenan, Sırr-ı gülzar, Anemone gibi. En güzel şiirsel isimleri verdiler Manisa Lalesinin de halk dilinde Gelin Çiçeği, Anemon ve Tulipa olarak isimlendirilmektedir.\r\n\r\nManisa Lalesi, Manisa’nın ve ülkemizin en önemli çiçeği ve simgesidir. Zamanla dağlarda, yaylalarda ve saraylarda boy gösterdi. Anemon yâda Tulipa Gelin çiçeği diye de bilinen Manisa Lalesinin zamanla yozlaştığı, genetik yapısı bozulduğu ve Manisa Dağı’nda kaderine terk edildiğide söylenmektedir.\r\n\r\nBu konuda Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan Seçmen, bilinenin aksine, Manisa lalesi ile anemon’un aynı çiçek olmadığını söylemektedir. Prof. Seçmen, “Anemon makilik alanlarda yetişir ve Manisa lalesinin ise daha yükseklerde olduğunu söylemektedir.\r\n\r\nManisa halkının 2 çiçeği birbirine karıştırdığını söyleyen Seçmen, Anemon düğünçiçeği ailesinden, Manisa lalesi ise soğangillerden dir; demektedir. Manisa Lalesi Derneği Başkanı İlyas Yılmaz da aynı doğrultuda görüş bildirmektedir ancak Spil dağında Manisa’ya özgü bir anemon yetiştiğini de bildirmektedir\r\n\r\nÜlkemizde soğanlı bitkiler koruma altındadır ama korumak demek terk edip hiç ellememek de olmamalıdır. Bugün İstanbul da Lale Festivalleleri düzenleniyor ve Lale ye gereken önem veriliyorsa bu lalenin korunması ve geliştirilmesi anlamına gelmektedir.\r\n\r\nAynı hassasiyeti Manisa Büyük Şehir Belediyesinin de üstlenmesi ve gerçek manada Manisa Lalesini koruma altına almaları gerekmektedir. Laleyi korumak demek şehir girişinde Lalenin Ana vatanına hoş geldiniz tabelasıyla yapılmamalı gerçek anlamda çalışmalar yapılması gerekmektedir.\r\n\r\nAnadolu Lale\r\n\r\nKasım Karagül