Çiçek Soğanı ve Yetiştiriciliği

ÇİÇEK SOĞANLARININ TARİHÇESİ

\r\nÇiçek soğanlarının çevre düzenlemesinde kullanımlarına ilişkin bilgiler Antik döneme kadar uzanmaktadır. Antik Yunan Bahçelerinde zambak, gül, menekşe veya çiğdem gibi çiçek türlerinin her birinin tek başına farklı bir parterde yerlerini aldıkları belirtilmektedir.\r\n\r\nOsmanlı dönemi de çiçek soğanlarının gerek çevre düzenlemesinde gerekse kesme çiçek olarak kullanıldığı en yoğun dönem olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu çiçek soğanlarını sadece yetiştirmekle kalmayıp, onların bütün dünyaya yayılmasında da büyük rol oynamışlardır.\r\n

ÇİÇEK SOĞANLARININ KULLANIM ALANLARI

\r\nÇiçek soğanları özellikle park ve bahçelerde geniş kullanım alanları bulmaktadırlar. İlkbaharda ve yazın ya da sonbaharda çiçeklenenler olarak iki gruba ayrılırlar. İlkbaharda çiçeklenenler sonbaharda, yazın ya da sonbaharda çiçeklenenler ise kış soğukları geçince ilkbaharda dikilirler. Son yıllarda birçok çiçek soğanı türünün kesme çiçek olarak kullanımları da oldukça artmıştır.\r\n

DÜNYADA ÇİÇEK SOĞANI ÜRETİMİ VE TİCARETİ

\r\nÇiçek soğanları, Dünya’nın birçok ülkesinde ve Türkiye’de ekonomiye sağladığı katkı bakımından süs bitkileri içerisinde ayrı bir öneme sahiptir.\r\n\r\nDünyada en büyük çiçek soğanı üreticisi ülke Hollanda olup dünya toplam çiçek soğanı üretim alanlarının (%70)’ini karşılamaktadır. Hollanda’dan başka İngiltere, Fransa ve Çin başta olmak üzere 15 ülkede daha çiçek soğanı üretimi yapılmaktadır. Dünyada en fazla yetiştirilen çiçek soğanı türleri ise lale ve zambaktır.\r\n\r\nTüm dünyadaki lale üretim alanlarının yaklaşık % 87’si, zambak üretim alanlarının yaklaşık % 77’si ise Hollanda’da bulunmaktadır Lale ve zambaktan sonra nergis, glayöl ve sümbül gibi diğer çiçek soğanı türlerinin de yetiştiriciliğinin önem kazandığı görülmektedir.\r\n\r\nDünyada ticareti en fazla yapılan çiçek soğanı türleri ise Lale, Zambak, Nergis, Glayöl, Süsen ve Sümbül (Hyacinthus)’dür.\r\n\r\nBu altı tür ticaretin % 90’ını oluşturmaktadır. 2005 yılı kayıtlarına göre dünyada çiçek soğanı ihracatından elde edilen toplam gelir 1 milyar $ olmuştur.\r\n

TÜRKİYE’DE ÇİÇEK SOĞANI ÜRETİMİ VE TİCARETİ

\r\nTürkiye, diğer bitkiler yönünden olduğu kadar çiçek soğanları bakımından da oldukça zengin olup yaklaşık 700 adet soğanlı, yumrulu ve rizomlu türün anavatanıdır. Ülkemizde çiçek soğanlarından elde edilen gelirin büyük bir kısmı doğal çiçek soğanlarından karşılanmaktadır.\r\n\r\nUzun yıllardan beri doğadan sökülen çiçek soğanları, park ve bahçe süs bitkisi, ıslah materyali veya tıbbi bitki olarak değerlendirmek üzere çeşitli ülkelere ihraç edilmektedir. Türkiye dışarıya çiçek soğanı ihraç eden tek ülke olmamakla birlikte dünya çiçek soğanı ihracatında ilk sıralarda yer almaktadır.\r\n\r\nHer yıl ihraç edilen yaklaşık 20 doğal çiçek soğanı türünden yaklaşık 2-3 milyon dolarlık bir gelir elde edilmektedir. En çok ihracatı yapılan türler ise kardelen (Galanthus sp.), sarı kar çiçeği (Eranthis sp.), göl soğanı (Leucojum aestivum), sıklamen (Cyclamen sp.) ve anemon (Anemone blanda) dur. Her ne kadar büyük oranda doğadan toplamaya bağlı olsa da diğer taraftan son yıllarda doğal çiçek soğanlarının kültüre alınıp üretilmeleri önem kazanmaya başlamıştır.\r\n\r\nBu konuda Lilium, Leucojum, Fritillaria ve Stenbergia gibi türler kültür arazilerinde üretilebilirken, Türkiye’nin önemli ihraç türlerini oluşturan Galanthus, Eranthis, Anemone ve Cyclamen ise doğal ortamlarında üretilebilmektedir.\r\n\r\nCyclamen’in tohumdan, Lilium candidum’un pullarla üretimi başarılı olmaktadır. 1998 yılından beri de Konya’da 125 da’lık bir üretim alanında faaliyet gösteren özel bir firma ise 20 farklı lale, 7 farklı sümbül ve iki farklı iris çeşidi soğanın üretimini yapmaktadır. Bu firma soğanları yurt dışından ithal etmekte ve yıllık 10 milyon/adet lale soğanı üretim kapasitesiyle en büyük çiçek üretim alanlarından birine sahip bulunmaktadır.\r\n

BAHÇEDE ÇİÇEK SOĞANI YETİŞTİRİCİLİĞİ

\r\nBahçemizde çiçek soğanı yetiştireceksek öncelikle dikim alanındaki yabancı otların temizlenmesi gerekir. Ardından iyi bir toprak işlemesi ile iri toprak katmanları parçalanmalı, gevşetilmeli ve . Eğer toprak sert ise sulanıp tava getirildikten sonra işlenmelidir. Çiçek soğanları süzek, organik maddece zengin gevşek toprakları severler. O nedenle dikarıştırılmalıdırkim yapılacak toprak bu özellikte değilse çiftlik gübresi, kum, torf gibi materyallerle daha uygun hale getirilmesi gerekir. Toprak pH’sının 6-7 civarında olması gerekir.\r\n\r\nYetiştirilmek istenen soğanlı bitkiler seçildikten sonra hangi düzende dikileceklerine karar verilmesi gerekmektedir. Bunun için dikkat edilmesi gerekli bazı önemli noktalar bulunmaktadır. Örneğin, çiçek soğanları tıpkı doğal ortamlarında olduğu gibi küme halinde dikilmelidir. Bu onların tekstürünü ve rengini çok daha iyi bir şekilde ortaya çıkarır. Böyle bir dikimde bitkinin ışık ve su gibi ihtiyaçlarını karşılamak daha kolay olur. Asla bir çiçek soğanını tek sıra halinde ya da ağacın etrafına daire şeklinde dikmemek gerekmektedir. Soğanlar küme halinde dikildiğinde görsel etkileri çok daha fazla olmaktadır.\r\n\r\nBu bitkiler kendi doğal ortamlarında düzensiz kümeler halinde bulunurlar. Küme yaparken doğala yakın bir düzenleme yapılmasına dikkat edilmelidir.\r\n\r\nBunun için, 4-5 soğan birden alınıp, rastgele çimlere atılır ve bazısı çok uzak bile olsa, düştükleri yerlere dikilirler. Bu tür dikime en uygun türler arasında güz çiğdemi, bodur lale, nergis, sümbül, sayılabilirler. Doğal dikimle soğanlar bulundukları yerlerden alınmamalı, yıllarca aynı yerde bırakılmalıdır. Uzun süre oldukları yerde kalan soğanlar sonunda zorunlu olarak çoğalırlar ve rastlantısal biçimli öbekler haline gelirler. Uzun boylu çiçek soğanlarından en az 12 adet ile bir grup yapılmalıdır. Bu sayı çoğaldıkça grubun görsel etkisi daha da artar. Küçük soğanlardan grup oluştururken, eğer iyi bir görsel etki verilmesi isteniyorsa en az 50 adet soğan dikilmelidir.\r\n\r\nKüçük soğanların görsel etkisi ancak yakın mesafeden anlaşılmaktadır. Bu yüzden küçük soğanların; yürüme yollarına ve girişlere dikilmesi daha uygun olur. Dikimde önce soğanın doğal ortamdaki uzunluğunun iyi bilinmesi gerekir.\r\n\r\nGenel olarak uzun boylu soğanlar arkaya, kısa boylu soğanlar ise öne dikilmelidir. Fritillaria (ağlayan gelin) gibi uzaktan kolayca görülebilen uzun boylu çiçek soğanları bahçelerin köşelerine dikilmelidir.\r\n\r\nÇiçek soğanları küçük alanlarda tek renk olarak kullanılmalıdır. Karışık renkli tasarımlar küçük alanı daha da küçük gösterir. Büyük alanlarda iki ya da üç renk çiçek soğanı kullanılması daha etkili olmaktadır. Bu bitkiler rastgele değil düzgün bir renk dağılımı yapılarak dikilmelidir. Bu karışımda her renk kendini göstermelidir. Beyaz renk bu tür karışımlarda koyu renkleri öne çıkarması bakımından büyük önem taşımaktadır.\r\n\r\nBeyaz renkler ayrıca karanlık olan köşelerde de kullanılır. Renkler sıcak ve soğuk renkler olmak üzere iki ayrı grup oluştururlar. Soğuk renkler mavinin tonları, mor ve yeşil, sıcak renkler kırmızının tonları, sarı ve turuncudur.\r\n\r\nSıcak renkli çiçek soğanları uzak mesafelere dikildiği zaman soğuk renkli çiçek soğanlarına göre daha yakın görünürler ve ayrıca odak noktası oluştururlar. Soğuk renkli çiçek soğanları yakın mesafede daha etkili bir görünüm verirler. Bu yüzden bu çiçek soğanlarını avlulara ve yürüyüş yollarının kenarına dikmek doğru bir tasarımdır.\r\n\r\nLale Çiçek Soğanı Dikim Şeması\r\n\r\nÇiçek soğanlarının dikilecekleri derinlik türe, soğan büyüklüğüne ve toprağın yapısına bağlı olarak değişmekle birlikte genel olarak soğan çapının 2-3 katı derinliğe dikim önerilmektedir.\r\n\r\nÇok sık karşılaşılan hatalardan biri de soğanın dikimi konusundadır. Soğanların, sivri uçları yukarı gelecek şekilde dikilmesine dikkat edilmelidir. Ayrıca dikilecek soğanın ezik, yumuşak ve yaralı bereli değil sert, sağlam olmasına dikkat edilmeli, daha gösterişli ve iyi bir çiçeklenme elde etmek için iri soğanlar dikim için tercih edilmelidir.\r\n\r\nDikimin de mümkün olduğunca kökler oluşmadan önce, fazla bekletilmeden dikilmesi de önemlidir. Geç dikim sonucu soğanlar çiçek açmayabilir. Soğanların toprak içerisinde kaybolma durumlarına, toprakta bulunabilmelerinin zor olma ihtimaline karşı veya fare sincap gibi kemirgen hayvanların soğanlara zarar vermemesi için önceden hazırlanan ve toprağa yerleştirilen tel kafes içine soğanların dikilmesi uygundur.\r\n\r\nDikimden sonra soğanların üzeri toprak veya harç ile örtülür, kış donlarına hassas olan türlerde malçlama olarak tabir edilen talaş, ağaç yaprakları, çam ibresi gibi materyaller toprak yüzeyine yerleştirilir; daha sonra hafifçe sulanır. Dikimden sonra soğanlarda kök sisteminin gelişimi için optimum(uygun) seviyede nem gereklidir.\r\n\r\nGenellikle yağmurlama sulama ya da damla sulama ile sulama yapılır. Karıkla sulama uygun değildir. Soğan dikilir dikilmez kök sistemini geliştirmeye başlar.\r\n\r\nKök sisteminin gelişmesi su ve besin maddelerinin kullanımıyla olur. Kök gelişimi için azota büyük ihtiyaç bulunmaktadır. Amonyum (NH4) formundaki ticari gübreler bu gelişim için uygundur.\r\n\r\nÇiçeklenmeden önce ve çiçeklenme sonrası da yine Nitrat (NO3) formundaki azotlu gübrelerin verilmesi yanında fosforlu gübrelerin de verilmesi gerekir. Gübreleme toprağa serpme şeklinde ve daha sonra karıştırma şeklinde olabilir ancak burada dikkat edilmesi gereken şey toprağa karıştırma sırasında soğanın yerinden oynatılmaması ve zedelenmemesidir. Bu nedenle gübrelerin sıvı olarak verilmesi daha uygundur. İlkbaharda çiçeklenme zamanı fosforlu gübrelerin uygulanması gerekir.\r\n\r\nÇiçekler solduktan sonra uygulanan gübre de soğanın bir sonraki sene için gerekli olan besini depo etmesini sağlar.  Soğanlar çiçeklenme bittikten, bitkinin toprak üstü aksamı tamamen solduktan sonra topraktan çıkarılırlar.\r\n\r\nSoğanlı bitkinin uyku dönemine girdiği bu zamana dormansi adı verilir. Bitki bu süreç içerisinde olumsuz çevre koşullarından etkilenmez. Yavru soğanların ana soğandan ayrılması işlemi de soğan uykudayken yapılmalıdır. Soğanların depolanması esnasında ortamın kuru ve serin olması çok önemlidir.\r\n

ÇİÇEK SOĞANI KONUSUNDA BATEM’DE YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR

\r\nBATEM’de 1985 yılından bu yana kültür çiçek soğanlarında yetiştirme teknikleri ve doğal çiçek soğanlarında kültüre alma konularında araştırmalar yürütülmektedir.\r\n\r\nBu konuda TÜBİTAK ve TAGEM destekli birçok proje yürütülmüş olup 2010 yılı içerisinde birçok kuruluşla işbirliği yapılarak AB’ne de proje sunulmuştur. Ayrıca çiçek soğanları ile ilgili enstitü bünyesinde bir koleksiyon bahçesi oluşturulmuştur.\r\n\r\nBahçede şimdilik 44 tür bulunmakta olup bu rakamın önümüzdeki dönemlerde yürütülecek çalışmalarla arttırılması hedeflenmektedir.\r\n\r\n \r\n\r\nKaynak:  http://www.batem.gov.tr/urunler/sus_ve_tibbi/cicek_sogan/cicek_sogani_yetistiriciligi.htm

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir